29 Şubat 2012 Çarşamba

pumçiki pumçiki pumçiki pır pır

kelebek sürüsü geçti içimden dün gece,
öyle bir heyecan yok yeryüzünde

yağan karlar hiç bir şeyi değiştiremez
içimde hep güneş
nasıl da sarı!
ve sen benim  
en güzel günaydınımsındır
hoş geldin zencefil kokulu sabahım.



26 Şubat 2012 Pazar

yarın günlerden pazartesi

yarın sol kolunda bir boşluk hissedersen eğer
kendine sümüklü böcek taklidi yapabilecek başka bir tilki bulmalısın
öne onu lokumla  beslemeli
sonra birayla sulamalısın.

sen sulamalısın ki,
çok uzak şehirlerde birinin yüreğine sular serpilebilsin.

yarın sol kolunda bir boşluk hissedersen
menekşenin bir yaprağı için
bir şeylerini vermelisin
dedin ya
şey benim güneşimdir diye
en güzel şeyin, mavindir.
menekşeye
biraz mavi ver.

21 Şubat 2012 Salı

biraz beyaz, biraz sarı

bu sefer adı yok şarkının
çünkü tüm notalar papatyaların yapraklarıdır yer yüzünde
çünkü dillere takılmıştır,
zaman dura yazmıştır
biraz beyaz biraz sarı
ne de güzelsin 2003'ün nisanı!

kalplerimin  tüm odacıkları senindir sevgili,
gel yine nisan olsun
üzülürsen olmaz,
üzülme sevgili.

sen yine denize karşı otur,
mutfaktaki masada papatyalar olsun
çaydanlıktaki su fokurdarken,
biz sevişmekten yorgun düşelim.

20 Şubat 2012 Pazartesi

tez mania

çok şeyini kaybetmiş, acıların kadını dipte ya da depresyonda  gibi hissediyor olabilirsiniz. bunun bir çok sebebi bulunmaktadır.
akademik bir dille yazmak gerekirse,her şeyin başı sağlıktır. sağlığınızı alıp duvara astıysanız, canınızı dişinize taktıysanız e bir de  fındık fıstık diye tabir edilen; çayı, tuzu, biberi hayatınızdan çıkarıp attıysanız, siz artık olmuş bulunmaktasınız.
hayatınızın kara deliklerini alfabetik olmayarak şu şekilde maddeleyebiliriz;
 kara delik 1) bazı fillerin kurbanı bayan sevgili çimensiniz.
kara delik 2 ) tevazuyu elden bırakmadan nereye kadar yaşaya bilirsiniz?
kara delik 3) tavşanları kovalayarak ömür geçmez, tilki olmanın yollarında kendinizden geçmelisiniz
kara delik 4 ) çoluk çocukla oyun oynanmaz, ya ağlar ya üzerinize işer.
üzerinize işenmesinden bıkmadınız mı, biyolojik saatiniz tır tır öttüğü için bebek hasreti çektiğiniz için olmasın çayı tuza banmalarınız?
kara delik 5 ) asla felaket durumunda gelinciğe koşmayınız, unutmayınız ki onun dikenleri var, çoğu kez canınızı yaktı,yakar.. sarılıp uyumalarına aldanmayınız.

ya da tüm bu felaketlerin sebebi, aylık sendromunuz yaklaştığından, hormonlarınız zıp zıp zıplamasıdır.
sonuç olarak tez yazılacaksa yazılır, başlanılan iş bitirilir.
offf karnım ağrıyor:((((

18 Şubat 2012 Cumartesi

‎"senin geçmişin uzun, elini hemen elime ver geç kalma
çoktan beri beklediğin o diri gülümseyiş işte bendim"
Turgut Uyar

17 Şubat 2012 Cuma

çay giderken

her sevda giderken acıtır
her kapı kapanırken acıtır
her gün batarken acıtır

sevgili burnum, sızım sızım sızlama artık
üç onluksundur ellerin elli yaşında
tamam kabul, ruhun çocuktur
ama dön bi bak aynaya

yanmadı mı ağzın dilin
bi daha çay içebilecek misin?

15 Şubat 2012 Çarşamba

ANLADIM

seninle konuşmadan bir gün geçirince,
insan bir tuhaf oluyormuş,
anladım.

telefonu elime alıp bir şiir okumayınca ya da saçma sapan bir şarkı tutturmayınca
güneş ısıtmayı reddedermiş,
anladım.

ballı limonu yedi mi acaba öksürüğü geçti mi diye düşündükçe,
ciğeri pare pare olmak  ne demekmiş
anladım.

sen olmayınca sensizlik;
öksüz kalmak demekmiş,
anladım.


29 Şubat 2012 Çarşamba

pumçiki pumçiki pumçiki pır pır

kelebek sürüsü geçti içimden dün gece,
öyle bir heyecan yok yeryüzünde

yağan karlar hiç bir şeyi değiştiremez
içimde hep güneş
nasıl da sarı!
ve sen benim  
en güzel günaydınımsındır
hoş geldin zencefil kokulu sabahım.



26 Şubat 2012 Pazar

yarın günlerden pazartesi

yarın sol kolunda bir boşluk hissedersen eğer
kendine sümüklü böcek taklidi yapabilecek başka bir tilki bulmalısın
öne onu lokumla  beslemeli
sonra birayla sulamalısın.

sen sulamalısın ki,
çok uzak şehirlerde birinin yüreğine sular serpilebilsin.

yarın sol kolunda bir boşluk hissedersen
menekşenin bir yaprağı için
bir şeylerini vermelisin
dedin ya
şey benim güneşimdir diye
en güzel şeyin, mavindir.
menekşeye
biraz mavi ver.

21 Şubat 2012 Salı

biraz beyaz, biraz sarı

bu sefer adı yok şarkının
çünkü tüm notalar papatyaların yapraklarıdır yer yüzünde
çünkü dillere takılmıştır,
zaman dura yazmıştır
biraz beyaz biraz sarı
ne de güzelsin 2003'ün nisanı!

kalplerimin  tüm odacıkları senindir sevgili,
gel yine nisan olsun
üzülürsen olmaz,
üzülme sevgili.

sen yine denize karşı otur,
mutfaktaki masada papatyalar olsun
çaydanlıktaki su fokurdarken,
biz sevişmekten yorgun düşelim.

20 Şubat 2012 Pazartesi

tez mania

çok şeyini kaybetmiş, acıların kadını dipte ya da depresyonda  gibi hissediyor olabilirsiniz. bunun bir çok sebebi bulunmaktadır.
akademik bir dille yazmak gerekirse,her şeyin başı sağlıktır. sağlığınızı alıp duvara astıysanız, canınızı dişinize taktıysanız e bir de  fındık fıstık diye tabir edilen; çayı, tuzu, biberi hayatınızdan çıkarıp attıysanız, siz artık olmuş bulunmaktasınız.
hayatınızın kara deliklerini alfabetik olmayarak şu şekilde maddeleyebiliriz;
 kara delik 1) bazı fillerin kurbanı bayan sevgili çimensiniz.
kara delik 2 ) tevazuyu elden bırakmadan nereye kadar yaşaya bilirsiniz?
kara delik 3) tavşanları kovalayarak ömür geçmez, tilki olmanın yollarında kendinizden geçmelisiniz
kara delik 4 ) çoluk çocukla oyun oynanmaz, ya ağlar ya üzerinize işer.
üzerinize işenmesinden bıkmadınız mı, biyolojik saatiniz tır tır öttüğü için bebek hasreti çektiğiniz için olmasın çayı tuza banmalarınız?
kara delik 5 ) asla felaket durumunda gelinciğe koşmayınız, unutmayınız ki onun dikenleri var, çoğu kez canınızı yaktı,yakar.. sarılıp uyumalarına aldanmayınız.

ya da tüm bu felaketlerin sebebi, aylık sendromunuz yaklaştığından, hormonlarınız zıp zıp zıplamasıdır.
sonuç olarak tez yazılacaksa yazılır, başlanılan iş bitirilir.
offf karnım ağrıyor:((((

18 Şubat 2012 Cumartesi

‎"senin geçmişin uzun, elini hemen elime ver geç kalma
çoktan beri beklediğin o diri gülümseyiş işte bendim"
Turgut Uyar

17 Şubat 2012 Cuma

çay giderken

her sevda giderken acıtır
her kapı kapanırken acıtır
her gün batarken acıtır

sevgili burnum, sızım sızım sızlama artık
üç onluksundur ellerin elli yaşında
tamam kabul, ruhun çocuktur
ama dön bi bak aynaya

yanmadı mı ağzın dilin
bi daha çay içebilecek misin?

15 Şubat 2012 Çarşamba

ANLADIM

seninle konuşmadan bir gün geçirince,
insan bir tuhaf oluyormuş,
anladım.

telefonu elime alıp bir şiir okumayınca ya da saçma sapan bir şarkı tutturmayınca
güneş ısıtmayı reddedermiş,
anladım.

ballı limonu yedi mi acaba öksürüğü geçti mi diye düşündükçe,
ciğeri pare pare olmak  ne demekmiş
anladım.

sen olmayınca sensizlik;
öksüz kalmak demekmiş,
anladım.